Çalışan Anneyken; Çocuğumu Doktora Götürebilir Miyim?

İş yerindeyim. Yine yeni bir iş günü daha devam ediyor. Şöyle bir beş dakika mola vereyim arkama yaslanıp dedim;

Oldu ya; kuzucuğum rahatsızlandı.

Aman Allahım! Nasıl izin alacağım?

Babası izin alsa, işler de acayip yoğun!

Babasını aradığımda ya o da yoğun olduğunu söylerse!

Üffffff, gel de konsantre ol şimdi işe güce!!!!

Yaaaaaaaa, çalışan bir anneyken kim düşünmemiştir ki bunları? Ben o zamanlar, herkesin böyle düşündüğünü zannediyorum. Dahası var tabi ki; bu düşüncelerden sonra da akşam eve gidene kadar içimde yaşadığım kaos…

-Çalıştığım için kendime karşı duyduğum suçluluk,

-Yanında olamadığımdan ve kuzumu hasta ettiğimden dolayı kendime kızgınlığım,

-Kuzumu hasta olduğunda çabucak doktora götüremediğimden dolayı kendime kızgınlığım,

-Eşim götüremeyeceğim dediyse ona karşı kızgınlığım,

-Ben olmasam ve acil bir durum olsa kuzumu hastaneye götürecek kimse olmadığını anladığımdan dolayı hissettiğim yalnızlığım,

-Kuzumun yanında olmak varken çalışmak zorunda kaldığım için her şeye kızgınlığım,

-O da yetmezmiş gibi işyerinde beni bekleyen onca işi nasıl yetiştireceğimin telaşı,

-ve daha daha birçok sebep… 

İşyerinde yaptığım işe konsantre oldum mu? Hayır!

Kuzum hastayken ona faydam oldu mu? Hayır!

Eeeee bu ne perhiz bu ne lahana turşusu oldu mu sana!

Stres sıkıntı üzüntüden davul olmuş kafamla ve suçluluk duygusuyla akşam eve dönen, kızgın ve kırgın ben…

Veee evde beni bekleyen yorgun kuzucuklarım;

Peki yanlış nerede?

Soruyorum, sordum senelerce; kuzumun iyi olması için çalışmıyor muyum?

Ama en ufak bir ihtiyacında yanında olamadığımda iyilik bunun neresinde?

Kuzumun geleceği için çalışmam gerekiyor daaa; diğer bir deyişle kuzumun geleceği için bugününü feda etmem gerekiyor diyebilir miyiz? Belki de diyebiliriz.

Annelik kutsal derlerdi kitaplarda, o zaman sadece okurdum. Şimdiyse hissediyorum, doğruymuş… Onun için onun yanında olmaktan vazgeçmek belki… 

Çalışmak kötü bir şey değil elbet, ama anneler için oldukça zor. Benim için de kolay olmadı. Benim gibi anne olan iş arkadaşlarımla çok konuşmuşuzdur bu konuda. Birbirimizi teselli ettiğimiz, destek olduğumuz günler dün gibi aklımda. İçin için ağlayarak çalıştığım çok gün oldu. İşten ayrıldıktan sonra da şükrettiğim bir anımı paylaşmak isterim. 

İlk işten ayrıldığım sene büyük kızım bademcik ve geniz etini aldırdığında yanındaydım. Şükrettiğimi hatırlıyorum büyük bir mutlulukla. Yanında olabildiğim için, onun acısını (ben çekmek isterdim ama) paylaşabildiğim için, canımı dişime takarak onun için bir şeyler yapabilme fırsatım olduğu için…

Ya çalışsaydım dedim içimden o günlerde. Ya çalışıyor olsaydım ne olurdu? Evet birisi yanında olurdu, yalnız kalmazdı, çok da iyi bakılacağına eminim! Ama ya ben, ben ne halde olurdum işyerinde? Aklım onda nasıl verimli olabilirdim ki! Ya da kuzusu üzgünken –nerede olursa olsun- mutlu olabilen anne var mı? Sanırım yok! 

Onun yerine ben hasta olayım diye kaç kişiye söylersiniz ki?

Bir insan kimin yerine hasta olmak ister bu hayatta?

Ya da onun yerine benim ayağıma değsin taş diye kimin için dualar edersiniz?

Bu soruların cevabı tektir bir anne için, çocuğum. 

Ama çalışırken yüzde seksen insan rahat olduğunuzu düşünür. Hastaneye götürmekten, hastalığını çekmekten kurtulduğunuzu söylerler. Oysa çalışan bir anne için en zor şeydir kuzusu o haldeyken bırakıp işe gitmek…

Ancak sonuçta hayat bazen zorlu yollardan geçmektir aslında. Bazen bu zorlu yollarda çok ama çok zorlanırız, ama biz çalışan anneler vazgeçmeyiz yolda yürümeye devam etmekten. Varacağımız noktayı düşünerek teselli buluruz.

Peki çalışan anneyken çocuğumu doktora götürebildim mi? Çok üzgünüm ki çoğunlukla benim için hayır oldu bu sorunun cevabı… Ama akşam kuzuma kavuşacağımı ve varacağım noktayı düşünerek çalışmaya devam ettim…

14-06-2019