Çağ Sıkıntısı

A+ A-

         Zamanla akıp gidecek olan duyguların pençesine takılıp oradan oraya sürüklenirken yara almadan kurtulmak imkansız kılınıyor. Hayatta paylaşılması gereken sevgi iken buna karşın ne varsa en güçlü şekilde yaşanıyor ve yaşatılıyor. Günümüzün memnuniyetsiz, samimiyetsiz, mutsuz, doyumsuz, her sorundan bir bahane ile kaçan, mutluluklarını bencilce yaşayan bir neslin parçası olmak... İnsanları sevgi büyütüp, birleştirecekken birbirimizden uzaklaşıp bunu da cümle olarak çok kolay telaffuz ettiğimiz fakat eyleme geçirmekte hep zorlandığımız ‘’güven problemi ’’ adı altında basitleştiriyoruz. Sahip olduklarımızın ya da olmadıklarımızın bir ölçüde önemsiz kaldığı bu güçlü duygular arasında sıkışıp acımazsızca kendini kandıran bireyler yetiştiriyoruz.

          Çağımızın en büyük hastalığı Sosyal Medya’nın yaratmış olduğu umarsız, gamsız, bencil, gösteriş meraklısı bir nesil gerçek sevginin, saygının, tevazuunun ne olduğunu bilmeden, anlayamadan çok normal ve olası gibi görünen karakterlerine de işleyen bu davranışları, çözülmesi zor bir döngünün içine itmeye devam ediyor. Dokunmayan, dokunup hissetmeyen, bakıp görmeyen, duyan ama anlamayan bu nesil, asıl karakter ve benliklerinin farkında olmadan zamana kapılıp gidiyor.

         Her türlü karmaşık bir yapıya sahip olan zaman dediğimiz kavram aslında ömürden götürüyor. Ertelediklerimiz, yapmadıklarımız ya da bahaneler üretip yapamadıklarımız, bir gün elbet karşımıza çıkıyor. Keşke dememek ve pişman olmamak adına kendi benliğin, karakterin ve ruhun kapsamında hayatı istediğin ve hissettiğin şekilde farkındalığınla yaşa…

27-12-2019