Büyüklere Oyunlar- Oyun 4: Hislerimiz Seslenirse 'Buket Karabay'

Olaylar… Durumlar…
Kişiliğimiz ve tepkilerimiz...
Duygularımız ve dışa vurumlarımız…
Nesnelerin ve olayların iç dünyamızda uyandırdığı izlenimlerden yola çıkarak, kendimize özgü değerlendirme yeteneğimiz…
Önsezilerimiz…
Mimiklerimizle ve jestlerimizle bir bütün olarak beden dilimizle dışa vurduklarımız...
Vee tüm bu tanımlamalarla duygularımız
Mutluluk, üzüntü, öfke, sevinç, tiksinti, utanç, gurur, şaşırma, endişe, nefret, kıskançlık…


Bu duyguların hepsini yaşıyoruz. Kimi zaman kendimizdeki kimi zaman başkalarındaki dışa vurumlarını gözlemliyoruz. Kimi zaman da bu insan ne hissiz, bukalemun gibi, çok iyi kamufle ediyor kendini desek de bilim bütün sırları ortaya çıkartıyor.
Aalto Üniversitesi’deki bilim insanları Finlandiya, İsveç ve Tayvan’dan 700’ün üzerinde katılımcının yer aldığı bir deney ile katılımcıların belirli hislere dair vücutsal hassaslıkları haritalandırılmak istemiş. Katılımcılara duygu yüklü kelimeler, videolar, yüz ifadeleri ve hikayeler göstermişler. Sonrasında katılımcılardan söz konusu materyali gördüğünde vücudunun çeşitli bölgelerinde oluşan farklı hisleri bildirmelerini istemişler. Katılımcılar, araştırma ekibine farklı duygulara dair hem olumlu hem de olumsuz vücut tepkilerini gösteren geniş bir veri sağlarken, araştırmacılar da; bir tanesi vücutsal hislerin arttığı bölgeleri belirleyen diğeri de azalan his yoğunluğunu işaretleyen iki renklendirici bilgisayar ile verilen tepkilerin silüetlerini ortaya çıkarmış. Hislerin vücut haritasını oluşturmuşlar bile. Hatta bu araştırma çok ilginç gerçeği de ortaya koymuş. Dil ve kültürel farklılıklara rağmen hislere dair fiziksel deneyimlerimiz, evrensel düzeyde aynıymış.


“Bu yaşadığım nasıl bir şeydi? Kelimelerle ifade edemiyorum.” dediğimiz hislerimizin bilimle gün ışığına çıkıp bu kadar somut hale gelmesi şaşırtıcı değil mi?
Bilimsel, teknik, basit ve kısa bilgiler...Ufak ufak da olsa oyunumuza adım adım ilerlememizde yardımcı olacağını düşünerek Khan Academy’de izlediğim video linkini de sizinle paylaşıyorum, bir göz atın derim.
Duygu teorileri’nden, evrensel duygulara, otonom sinir sistemi ve duyguların fizyolojik belirtilerinden, serebral yarım küreler, prefrontal kortekse ve son olarak limbik sistem’e kadar duygularımızın bedenimizle bağlantılarını art arda beş videoda izlerken hımmm böyle miymiş diye mırıldanacağınızı şimdiden duyabiliyorum.
Tamam tek bir duyguyu açıklayabildik, hatta biraz daha da somutlaştırdık. Heyecanlı, utangaç, korkmuş, mutlu, üzüntülü, neşeli, iğrenmiş, öfkeli, şaşkın... gibi duygu hallerimizi düşündük de bazen öyle bir şey oluyor ki birçok duygunun, bir duygu karmaşasının içerisinde buluyoruz kendimizi. Açıklayamıyoruz, sıkışıp kalıyoruz. Duygularımızı belli etmeli mi belli etmemeli miyiz, öyle şöyle böyle mi diye söylenip duruyoruz. Sanki kafamızın içinde birbiriyle konuşan bir sürü duygu insancığı bir araya toplanmış gibi hissediyoruz. Bir susmuyorlar ki karar veriyim diyoruz. Tam da bu noktada izlediğim bir animasyon geliyor aklıma “Ters Yüz”.


Babasının iş değişikliğinden dolayı evinden ayrılan ve yeni başlangıçlar yapmak zorunda kalan küçük kızın iç dünyasındaki duygularla (neşe, korku, öfke, üzüntü, tiksinti) sorunlarını çözmeye çalışmasını konu alan eğlenceli bir animasyon Ters Yüz. İzleyin, gerçekten çok eğlenceli. Benden size küçük bir tavsiye küçük hediye olarak bu yazıyla ulaşsın bu animasyon ve izlerken duyguların bizi nasıl da ele geçirdiğini gözlemleyin.

Eee.. Duyguların bilimsel somutlaştırmalarından eğlenceli animasyona kadar duygularımıza seslendik. Hislerimiz Seslenirse oyunu için gitgide ısındık. Teknik bilgilerle donandık, hissettiklerimizle güçlendik ve buradayız. Oyuna başlayabiliriz artık.


Hisleriniz Seslenirse Oyunu
Evettt... Adım adım oyunumuzdayız şimdi.

1. Adım: Okuma Parçası
Kısa bir okuma parçası seçin. Gazeteden bir bölüm, sevdiğiniz bir roman, içinde kısa kısa metinler olan bir öykü kitabı, farklı farklı konularda dergi yazıları olabilir bu okuma parçası.
Bir Yudum Kitap’tan beş dakikada okuyabileceğiniz roman ya da öykü pasajlarına da bakabilirsiniz. ****(http://www.biryudumkitap.com/)

2. Adım: Kişiler
En az iki kişi ile oyuna başlayabilirsiniz. Kişi sayısı arttıkça daha çeşitli okumalarla eğlenceniz katlanacaktır.
Kendim deneyeyim, eğlencesini çıkarayım da sonra başkalarıyla oynarım derseniz tek kişi ile yani kendiniz ile de oynamaya başlayabilirsiniz.
Çok kişiyseniz başlama sıralamasını mini bir çekilişle belirleyin.
Başlama sırası belli, kişiler hazır, tamamdır.

3. Adım: Hisler
Bir torbaya hisleri yazın. Heyecanlı, utangaç, korkmuş, mutlu, üzüntülü, neşeli, iğrenmiş, öfkeli, şaşkın… vb. gibi
Her bir kişi torbadan üç tane his seçsin.


4. Adım: Hislerinizi düşünün
Seçtiğiniz bu hisler sizde neyi/neleri anımsattı? Bir iki dakika düşünün.

5. Adım: Rolünüze girin
Rolünüze girin çünkü metindeki her bir paragrafı sırasıyla seçtiğiniz bu üç hisle okuyacaksınız.
Hissi düşündünüz, hissin size hissettirdiğini düşündüğünüz, anılarınız aklınızdan birbirini takip ede ede geçti değil mi?

6. Adım: Sesinizi Ayarlayın
Sesinizi ayarlayın. Sessiz, fısıltı halinde, normal, normalden biraz daha yüksek, çok yüksek bir şekilde... vb. gibi.
Rolünüzdesiniz.
Hazırsınız.

7.Adım: Oyuna Başlayın
Seçtiğiniz hislerin sırasını takip edin, rolünüze girin  ve birer paragraf birer paragraf okumaya başlayın.Oyuna birlikte başladığınız kişilerle eğlencenin tadına varın.
Belki çok neşeli bir metni öfkeli ya da üzüntünüzün tam dip noktalarında hissederek ya da tam tersi çok dram yüklü bir metni gülmekten gözünüzden  yaşlar gelinceye kadar okuyacaksınız.
Bırakın hisleriniz seslensin size. Rolünüzü metni sona erinceye kadar bırakmayın. Tadını çıkartın. Oscarlık bir oyunculuk sergileyin.
Oyuna başladığınız kişilerle içinde olduğunuz bu anı tadını çıkartın.
Oyundaki herkes kabul ederse tabi bu anı mini bir kamera çekimiyle tekrar tekrar izleyip gülebileceğiniz bir kısa filme bile çevirebilirsiniz.

Hislerimiz Seslenirse Oyunu ile ilgili eğlencelerinizi, önerilerinizi bana e-mail ile gönderebilirsiniz.
Haftaya yeni bir oyunla “Bir Buket Hayalperest” köşesinde buluşmak üzere.Hoşça kalın:) 

 
 
 

26-04-2018
Konuk Blog Yazarları

Konuk Blog Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir