Boyası Akmış Dünya

A+ A-

Hayatımız boş bir tuval gibidir ve o tuvale yapacağımız resim, kullanacağımız renkler bazen bizim seçimlerimizin dışında gelişir. Çünkü dünyanın akmış boyaları bulaşır tuvalimize. Eğer hayatımızın toplamı bir resim ile tasvir edilseydi, muhtemelen hepimizin resmine; ayrıştırdığımız, içine nifak tohumları serpiştirdiğimiz dünyanın o solukluğu da yansırdı.

En büyük ortaklığımız aynı gezegende oluşumuz. Dünyanın içinde bambaşka dünyalarda gibiyiz. Yani biz öyle sanıyoruz ve bir şeyi gözden kaçırıyoruz. Zincirleme süren bu düzenin birer halkası olduğumuzu. Birbirimizin dünyasına akıp, dolaylı veya doğrudan hayatlarımızın resminde bir iz bıraktığımızı. O halkalardan biri olarak kendi yaşantımıza kattıklarımız, bir başkasının resminde de hayat bulur. Uzun lafın kısası dünya’yı değiştirmek istiyorsak buna ilk önce kendi küçük dünyamızdan başlamalıyız. Belki gezegenin bir diğer ucunda var olan birinin hayatına dokunamayız fakat çevremizdeki insanların dünyaya bakışını genişletmek, sağduyusunu yükseltmek bile şu sığlaşmış yeryüzüne bırakacağımız en güzel armağan olur. Cesaret bulaşıcıdır, mutluluk bulaşıcıdır, acılar bulaşıcıdır. Bırakalım da resimlerimize sıçrasın bu duygular, bizi biraz sarssın, gözümüzdeki perdeleri kaldırsın. 



O zaman şimdi önünüze boş bir tuval koyun ve iplerinin sizin elinizde olduğu bir hayatın resmini çizin. Sizi yansıtan, kendinizi keşfedebildiğiniz bir hayatın resmi. Kullanacağınız renkler sizin seçimleriniz olsun, hak ettiğinizi düşündüğünüz bir dünya olsun. Sizi  kötünün iyisiyle avutan bir dünya değil. En önemlisi geriye dönüp baktığınızda yaptığınız eser içinize sinmiş olsun, hatasıyla doğrusuyla benim tercihlerimdi diyerek sahiplenebilin o eseri. Bakarsınız ressamlığınız bir başkasına da ilham olur, o da arar karanlığın içindeki aydınlığı.

Dünyanın boyası akmış olabilir ama sizin boyanız akmasın. 




Kaynakça

Görsel: www.pexels.com

09-11-2020