Boşluktan Sesleniyorum

A+ A-

Biliyorum yorulduk. Yarının belirsizliğinden, nereye varacağını bilmediğimiz yürüyüşlerden, sürüncemede kalan hayatlarımızdan yorulduk.

Öyle somut dertlerimiz de yok aslında, arada bir sarpa saran sıradan yaşantılarımız var. Bazen karmaşıklaşan bazen iyi ki dedirten. Ama tüm bunların ortasında kendiliğinden yeşeren bir boşluk var. İçimize yerleşmiş bir boşluk. Her şeyden, herkesten bağımsız. Adeta bir kara delik gibi gülüşümüzü yutuyor, gölge gibi sürekli takip ediyor.

Eğer bir insanın canı sıkkınsa, mutsuzsa ona ne oldu diye sorarız. Yani bu hisler için yaşanmış somut bir olay veya durum bekleriz fakat kimi zaman bu hisler için çok da kanıt gerekmez. Mesela size hiç olmuyor mu sebepsiz yere ruhunuza çöken kasvet, adını koyamadığınız bir tat kaçması. Halbuki ortada hiçbir şey yokken nedir bunun kaynağı diye sorarım size. Zaten cevabı bilseydik bugün bunu konuşuyor olmazdık sanırım. Eğer varsa bu işin sırrını çözen beri gelsin de çekip çıkarsın bizi buhranlı boşluğumuzdan.

Bana öyle geliyor ki insanın en büyük savaşı kendi ile verdiği savaştır ve bahsettiğimiz buhran bu savaşın sonuçlarından sadece bir tanesidir.  İçimizdeki boşlukta çatışan binlerce insan var, o insanların hepsi de yine kendimiziz. Yani gün sonunda kazanan da kaybeden de yine biz oluyoruz. Diğer yönüyle Sartre'nin bahsettiği bulantı halinin çelişkisini yaşıyor bile olabiliriz.


Kaynakça

Görsel: www.pexels.com

13-07-2021
ankara psikolog