Biriktirmek

            Neden buradasın? Benim parmaklarımdan klavyeye dökülen kelimeler neden ilgini çekiyor? Merak dürtüsü ne garip değil mi?

            Peki ben kimim de burada konuşuyorum böyle? Haydi gel biraz merakını gidereyim ve ben neden buradayım onu anlatayım sana. 1995 yılının Temmuz ayında... şaka şaka, o kadar geriye gitmeye gerek yok. Birkaç yıl öncesinden başlasak yeter bence.

            Efendim, taze mezun bir psikoloğum öncelikle. Çenesi biraz düşük, bildiklerini anlatmaya bayılan, insanların gözlerindeki merakın hayranı olan bir psikoloğum üstelik. Ama her şeyden önce, taa ortaokul sıralarında başlayan ve bitmek bilmeyen bir tutkuyla yazmaya, üretmeye düşkün amatör bir sanatçıyım. Sevgili babacığımın bana aşıladığı merak etme, öğrenme ve öğrendiklerimi başkalarına aktarma hevesini hala içimde taşıyorum. Belki sana biraz ukala gelebilir cümlelerim, ama inan içimde hiç kötü niyet yok… Peki sen neden yazdıklarımı okuyasın?

            İnsanlar psikoloji okuduğumu duyduklarında hemen hemen şunun gibi bir tepki veriyorlar: “Ben de çok meraklıyım aslında psikolojiye, arada araştırıyorum okuyorum.” -Geçenlerde bir istisna ile karşılaştım yalnız çok ilginç geldi. Bir arkadaşım psikolojiye çok meraklı olduğunu söyledi, ben de istersen sana birkaç kitap tavsiye edeyim sonra karşılıklı tartışırız dedim. Demez olaydım… Aldığım cevap beni beynimden vurdu; “ben merak ettiğim konularla alakalı okumuyorum genelde…” Aaa sebep??- Ee dedim ben de kendi kendime, madem insanlar bu kadar meraklı psikoloji ile alakalı yeni bilgiler edinmeye, ben de yazayım o zaman… Birlikte öğrenelim, birlikte merak edelim ve birlikte biriktirelim.

  
Biriktirmek diyorum, çünkü insan nefes aldığı her saniye yeni bir şeyler alıyor kendine dünyadan ve bunları ruhunda, beyninde biriktiriyor. Her düşüncemizde, her kelimemizde yani her biriktirdiğimiz anda ise beyin hücrelerimiz (bunlara nöron deniyor) arasında yeni bağlantılar oluşuyor. Hem zihinsel hem de fiziksel bu değişim aynı zamanda insanın merakını güdümlüyor ve bizi yeni anlar biriktirmeye teşvik ediyor.

            Bak sen de az önce yeni bir an biriktirdin, zihninden kelimeler, cümleler geçti ve hücrelerin yeni bağlantılar oluşturdu.
 
Peki ben neden buradayım? Ve sen neden burada olmayı isteyesin? Hala cevap vermedik bu sorulara…

 Ömürlerimizde saniyeler biriktirirken; insanlar, yerler, duygular, anılar biriktiriyoruz. Dolabımızda kıyafetler, kütüphanemizde kitaplar, akıllı telefonlarımızda fotoğraflar biriktiriyoruz. Her birine anlam yüklüyoruz, belki başka birine hiçbir şey ifade etmeyecek bir kağıt parçası, bir isimlik ya da bir kitap ayracı onlarca anıyı ve yaşanmışlığı hatırlatıyor bize. Peki ya biriktirdiğimiz bilgiler? Onlar nerede duruyor?

Her anıyı, her bilgiyi biriktirmez belki insan. Ama değerli gördüğü eşyaları en güzel yerine koyar salonunun, değer verdiği insanları, anıları ruhunun en güzel yerinde tutar. Değerli gördüğü bilgiyi de zihninin en güzel yerine koyar bence. 

Dedim ya bildiklerimi paylaşmayı seviyorum diye, dahası bence bilgi paylaşıldıkça büyür ve yararlı olur. Yalnızca on kişinin bildiği bir şey dünyayı değiştirmeye yetmez. Benim amacım, ulaşabildiğim her zihne, her ruha dokunabilmek ve naçizane bildiklerimi aktarmak. Belki dünyayı değiştiremem tek başıma ama değişim de bir düşünceyle, bir adımla başlar. İşte bugün bu yazımda o adımı atıyorum, ve sen de yardım edersen dünyayı daha güzel ve merak ve öğrenme arzusu ile kucaklaşan bir yer haline getirmeye başlıyorum. Eğer sen de biriktirdiklerinin kıymetli olduğuna inanıyorsan, biraz da psikolojiye meraklıysan yolculuğumuza hoşgeldin.

Sözlerimi Thomas Gray’in çok sevdiğim bir sözüyle bitiriyorum: “Bitmeyen bir merak yaşlanmamak için en önemli ilaçtır.”
 
Hiç yaşlanmamak dileğiyle efendim.
 
Sevgilerimle,
Psik. Sara Sinem Sozan
 

12-10-2018