Biraz Benimle Konuş Stella

A+ A-

Çırpınıyorum. Benim okuduğum bu kâğıtların haddi hesabı yok. İlk kez gördüğüm kelimeler, ilk kez yazdığım cümleler, bana ne yaptığımı sorgulatıyor; kim olduğumu... Ben kesin konuşamıyorum, bu soruları cevaplarken. Bana kendimi anlatsana Stella. Zaten tüm gün o pencerenin önünde yatıyorsun, biraz benimle konuşsana. Sargısını hiç açmadığım yaralarımı tarif et bana; neredeler, neye benzerler, neden iyileşmezler? Hiç değmediğim yerleri göster bana Stella, nasıl hissettirir? Renklerini, kumaşlarını, adreslerini söyle bana. Nasıl bulurum, nasıl giderim? Ben nasıl buraya geldim? Ne için geldim? Ne yapmam gerektiğini bi’ çıtlat kulağıma.

Bu tırmaladığım şeyler, tırnaklarımın arasına dolduğunca benim. Ama ben tırmalamak değil; adım atmak, ayaklarımın altında tutmak, havasını solumak istiyorum.

Bir sürü kalemim var Stella. Ama ben bu deftere hangisiyle yazacağımı bilmiyorum. Ortaya dökeceğim bir sürü kelimem var. Ama ben nasıl cümle kuracağımı bilmiyorum. Benim içimde bir sürü ‘ben’ var, Stella. Ama ben nasıl bir olacağım, inan hala hiç bilmiyorum.


Kaynakça

Fotoğraf: Müge Nur Öğütcü

03-02-2020
Müge Nur Öğütcü

Müge Nur Öğütcü

Deneme/Şiir/Hikaye

Ben bu kazağı örmeye ilkokul yıllarımda başladım, yaklaşık 15 yıl oldu. Yeni şeyler öğrendikçe elimdeki ilmeklerle oynamak çok daha keyifli hale geldi. Farklı materyalleri, yöntemleri, renkleri hiç yadırgamadım. İçimdeki müziğe kulağımı tıkamadım. Emek verdim, hissettim, düşündüm ve anlatıyorum... Kimi zaman ördüğümü söktüm, başa döndüm. Kimi zaman eksik ördüm, daha çok çabaladım. Şimdiyse en büyük dileğim; bu kazağı giyebilmek. İnsanlar ne zaman ki benim adımı anıyorlarsa, dileğim gerçekleşmiş demektir. Sevgilerimle…

tmugeogutcu@gmail.com