Bin Gözlü Dev

BİN GÖZLÜ DEV

İsimsiz odalardan doğan yalnızlığın, girdabına esiriz.

Çıkmaz sokakların, görünmez duvarlarına aşina…

Ellerimiz yıldız toplamadı göklerden,

Bin gözlü bir dev çıktı geldi, çaldı hikâyemizi Pira!

Geriye kalan seyirlik kapı aralığı,

Birinci kapı; uzun ve genişti, alıcı bir görkemden sıyrılmış, bir havan olmuştu.

Yalnızca acıları döven, ezen bir havan. Gayesi yolundan sapmış, her tokmak bin çoğalmaktı.

İkinci kapı; bir şarabın esir düştüğü şişe ile sarhoşluğun keskin dişleri arasına kıstırılmış müebbet.

Üçüncü kapı; bir numaralı katil, insan etine doymayan canavar!

Dördüncü kapı; mülkün temelini eşeleyen fareler ile demir pençeli kedilerin, sonsuz mücadelesinin yer tamlayıcısı ve deri işlemeli koltuğa kurulmuş oyunun gammazcısı…

Beşinci kapı; bahçesi mayınlarla dolu bir çukur. İçinde devin gövdesi, yutmaya hazır bekliyor adalet ve masumiyeti

Altıncı kapı; tepesi urgana dolalı kalemin kırıldığı yer.

Yedinci kapı; canavarın kalp odası, içinde de kocaman ahkâm sehpası.

Sekizinci kapı; ruh kapanına tutunmuş dönme bir dolap, değirmen çürüğünü ezen rüzgârdan kanat. Uçmaya meyli yok. Şeytan diyor ki, diyor işte… Sök at.

Dokuzuncu kapı; kan suretli terazinin, kan tartan kollarına asılı umudun, uçurum bekçisi.

Her yan bezgin, düşüş gayretli, umut tükenmeye ramak kala…

Onuncu kapı; matem aynasında boy verirken mahkûm edilmiş hüzün, zaman telakkisi unutulacak kadar hücrelere ayrılır ve şiirin son mısrasındaki burukluk kadar gamlı, sisten kurtuluş gibi, boynuna güneşten bir atkı atılır. Hikâye diyorduk, hikâye bitti Pira!

Güzel dostum Hatice ÇENDER'e ithafen ...

 

22-05-2019
Melike Gildir

Melike Gildir

Türk Dili ve Edebiyatı

Ben ki; sarı sıcağın bozkıra karışan dumanı, eylül yağmurlarının ilk kasırgasıyım. Akrep ve yelkovanın arasında, bir kavimler göçü güzergâhım ve akrebin zehri, vakti katleylediğinden bu gümrahım… İlk hevesim, ilk kavgam, bir yoldur ucu ucuna tutturduğum beyaz çizgiler…

Yoldayım… Gün devam ediyor, bir adanıştır yolda olmak! Neye adandığını bilmekse hakikatin gökyüzü. Ellerim bomboş çıkmışım yola ama güneşi avuçlamaktan vazgeçmiş ellerim, bir mum bulmuşum, tutuşturmuşum önce karanlığa sonra karaltıya…

melike.gildir.08@gmail.com