Bilgelik ve Günlük Hayattaki Temsilleri

A+ A-

İnternet çağında doğan biri olarak, ‘’bilgelik’’ kelimesi bana hep demode gelmiştir. Bilgelik denilince eski çağlarda, bilgiye erişimin zor olduğu hatta az sayıda insanın okuma yazma bildiği dönemlerde, kasabanın okuma yazma bilen ve araştırmalar yapma imkânı olan ihtiyarları gelir aklıma. Yani bilmek, ansiklopedik bilgi bilmek ile eşleşir bu bağlamda. Bilgelik eski dönemlerde ve günümüzde anlamını değiştiren bir terim midir, bilge olma kriterleri nelerdir ve mutlak bilgelik mümkün müdür gibi sorular aklımı kurcalıyor. Bilgeliği ‘’çok bilmek’’ olarak tanımlasaydık, bilgiye erişimin eski dönemlere göre daha hızlı ve kolay olması nedeniyle, günümüzde bilgelerin sayısının arttığını söyleyebilirdik. Ancak soyut bir kavram olan bilgelik, farklı kaynaklarda değişik şekillerde tanımlanmıştır.

Antik Çağ Yunan felsefesinde bilgelik, akla uygun davranmaktır. Sokrates bilgeliği ‘’kendini tanımak’’ anlamında kullanırken; Stoacılara göre bilgelik, doğaya uygun davranmaktır. Törebilim bu terimi tutkulara kapılmamak olarak tanımlamaktadır. Yani her tanımda bir şekilde kişinin kendisinin efendisi olması gibi insan-tanrıcı bir yaklaşım görüyoruz.

Toplumların düşünce yapıları, evren betimlemesine içkin olan ya da evren betimlemesini kuran değerler tarafından belirlenmektedir. Her düşünce ve eylem bir değere dayanmaktadır; bununla birlikte kültürel sistemi taşıyan değerler, düşünce ve eylem alanlarına göre farklılıklar gösterirler. Beslenme, barınma, güvenlik, sağlık, eğitim, siyaset, din, ahlâk gibi alanların her biri, kendi değerlerine sahiptirler. Evren betimlemesi ve değerler hakkında yetkili kişi olarak bilge öne çıkar. Bilge, çeşitli alanlara ilişkin tecrübeler ile bu tecrübelerin değerlendirilmesinden çıkartılan sonuçları birbirleriyle ilişkilendirme becerisini gösteren, değerleri bütünlüklü bir yapı içinde görebilen, eylem ve düşünceleri toplumun değerlerine göre yargılayabilen önderdir. Dolayısıyla bilgelik kavramının farklı kültürlerdeki yaşam tarzlarına ve toplumlara göre değiştiğini söyleyebiliriz. 

Evren betimlemesini din ile açıklayan toplumlarda, evrensel düzen, düzenin nasıl kurulup yönetildiği, insanın yaratılışı, dünyada nasıl yaşanacağı ve ölüm sonrası hayat gibi sorunlar, dinlerin konuları arasındadır. Dinin merkezi değeri, tanrıdır. Tanrı, evreni kurup düzenleyen, insanın yaratan, nasıl yaşanması gerektiği konusunda kurallar gönderen ve ölüm sonrasını hazırlayan en büyük güçtür. Bu sebeple inançlı kişiler için din insanları, dünya hayatındaki sorumlulukları anlatan, anlam arayışına yanıtlar bulan ve ahiret hayatı için insanlara yol gösteren bilge kişilerdir.


Bilgelik tasvir edilirken akla ilk önce yaşlı insanlar gelir. Bunun en önemli nedeni yaşlı kişilerin tecrübeleri sayesinde doğru olana ulaşmalarının daha kolay olduğu düşüncesidir. Çok fazla şey deneyimlediklerinden anlatılmayı bekleyen pek çok hikâyelere sahiplerdir. Masallarda, çizgi filmlerde, filmlerde köyün/kasabanın bilge kişisi daima yaşlı ve sakallı olmasıyla dikkat çeker.  Örneğin ‘’Cedric’’ çizgi filminde çocuk karakter hayat, aile ve aşk ile ilgili konuları büyükbabasıyla sohbet ederek öğrenir. Ya da bilinçaltımız tarafından yönlendirilen rüyalarımızda geleceğimiz hakkında öğrenmemiz gerekenleri, bize nesiller boyu öğretilen Ak Sakallı Dede formlarında ararız.

Ayrıca yaşlı bilgeler bir otorite figürünü temsil ettiklerinden, cinsiyetlerinin erkek olarak tercih edilmesi göze çarpar. Sosyal psikolojide erkeğin yönlendiren, kadının ise yönlendirilen taraf olarak temsil edildiğinden bahsedilir.  Ancak Şamanlarda bilgelik temsilinin çoğunu kadınlar oluşturmaktadır. Şifa arayışı ile hayatın gerçek anlamını bulmayı, ‘’asıl’’ ihtiyaçlarımızı fark etmeyi ve içsel gücümüzü kullanarak maddesel değerlerin önemsizliğini kavramayı kendi değerler kültürleri haline getirirler. Modern dünyanın sürekli olarak acıdan kaçmak üzerine kurulu olan hikâyesine karşın, kadim bilgelikleri ile acıyı kullanarak sonsuz mutluluğa ulaşılabileceğini savunurlar.  Çoğu zaman dizilerde kullanılan balıkçı bilge karakterler de modern dünyanın şamanları gibi acı ile bilgeleşmişlerdir. Genellikle hikâyenin toy delikanlılarına tecrübeleriyle edindikleri hayat hakkında altın bilgiler sunarlar. Bu balıkçıların madde bağımlılığı geliştirmeleri ve hayata karşı mesafeli duruşları her zaman dikkatimi çekmiştir. Yaşadıkları acılar onlara insanların aşağılık tarafları öğretmiş ve ‘’insanlığın gerçek yüzünü’’ görmüşlerdir. Balıkçıların da birer insan olduğunu ve yaşadıkları birkaç acı ile artık daha üstün olduklarını düşünmeleri bize bilgeliğin kibirli taraflarını göstermektedir.  Tiksindikleri insani değerlerin bir parçası olarak gerçek bilgeliğe ulaşamaz hale geliyorlar.


Antik Mısır'dan beri bilinen bir başka bilgelik ifadesi de ‘’Ankh’’ semboldür.  Ankh sembolü, ebedi yaşam ve yenilenme ile ilişkilendirilmiştir. Günümüzde ise hayatın anlamı ve spiritüel bilgelik anlamı taşınıyor.


Hayvanlar âleminde bilgeliği temsil eden en popüler canlı baykuştur.  Baykuş, Amerikan yerlilerinde bilgelik, öngörü ve kutsal bilginin bekçisidir. Yerliler, törenler sırasında çağrılan ruhlardan gizli bilgilerin baykuşlar aracılığıyla öğrenildiğine ve kehanette bulunmak için bu bilginin gerekli olduğuna inanırlar. Anadolu’da “baykuş öten evden cenaze çıkar” şeklindeki yaygın bir batıl inanç vardır. Bu da öngürülmesi mümkün olmayan bir bilginin, bilge baykuşlar aracılığıyla öğrenilebileceğini göstermektedir. Baykuşlar uzun ömürlü yaşamları ile birçok olaya şahit ettiklerinden bir nevi yaşlı bilgeliği temsil ederler. Yunan mitolojisinde akıl, sanat, strateji, barış ve savaşı yani bilgeliği temsil eden tanrıça Athena’nın sembollerinden biri de baykuştur. Gözlük ve kitap gibi bilgi ile özdeşleşen nesneleri baykuş ve hatta diğer bilgelik temsillerinin de kullandığını görebiliriz.



Bilmek genel olarak sonu olamayan bir kavramdır ve bir şeyi bildiğimize asla emin olamayız. Dolayısıyla bilgelik var mıdır ya da olsaydı bizim için normalize edilmiş bu temsillerdeki gibi mi olurdu emin olamıyorum. Tüm bu temsillerin tamamen zıttını alarak küçük bir kız çocuğunun da bilge olabileceği düşüncesine çok da uzak değilim. Çünkü belki de o, hayatta nasıl mutlu olabileceğini çözmüş hatta her zaman mutlu olmak zorunda olmadığını anlamış; kendi duygu, düşünce ve isteklerini dinlemeyi öğrenmiş ve böylece kendi kendisinin bilgesi olabilmiştir


Kaynakça

http://www.lawofonesociety.com/index.php/the-meaning-behind-the-symbol-or-shape-of-crux-ansata-or-the-ankh

https://tattooartfromtheheart.com/tattoo-meanings/meaning-and-symbolism-of-ankh-tattoo/

Görseller

http://pexels.com

03-07-2020