Az Gittik Uz Gittik : ''Tilki'' Masalının Psikoanalitik Kuramı Açısından Değerlendirmesi

A+ A-

   Öncelikle psikanalitik yöntemini ele almak gerekirse; bu yöntem sadece halk edebiyatının değil sanat ve bilim alanlarında geniş yankı uyandıran, günlük konuşma ve hareketlerin bile anlamlandırılmasında zaman zaman kullanılan bir yöntemdir. Kuram ve kuramla ilgili yöntem çok kullanıldığı kadar, en çok karşı çıkılan kuramlardan biridir.   

  “Psikoanaliz” bir bilim dalı olarak psikolojinin kurucusu olan Wilhelm Wundt tarafından ortaya konmuştur. Temelde araştırma konuları duyum, algı, dikkat, tepki, heyecan ve çağrışımdır. Wuntçu psikolojinin temel konusu ise tek kelimeyle “bilinç” tir. En önemli temsilcilerinden biri de Sigmund Freud’dur.   

  Masalların temel davranış etkisine geçmeden önce masallar hakkında bilgiler vermek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Masallar, halk tarafından yeni nesillere aktarılan, insanların yaşamına, doğaüstü güçlerin ve yaratıklara yer veren çoğunlukla da iyilerin ödüllendirildiği kötülerin ise cezalandırıldığı doğaüstü anlatılardır. Psikoanaliz ve masalların ortaklığına gelecek olursak bu bilimle masalların derin bir şekilde ele alınmasına olanak sağlar. Çünkü masallarda bir nevi bilinç ürünüdür. Ulusun bilincinden oluşuğu için birtakım bilinçdışı veriler sunabilir. İçinde birtakım gizemli bilgiler barındırabilir. Bunun nedeni ise bu masalların her bir anlatıcıda orijinal masalın dışında kendi bilinçaltında yerleştirdiği bağlamlardan eklemeler yapmasıdır. Psikanalistlere göre mitlerin ve masalların bilinç dışı içeriği temsil eden simge diliyle konuştukları yolunda gerçek bir görüş vardır.

   “Tilki” masalımıza geçecek olursak masalda kısaca bir tilkinin bir bağa girmesi ve orada tuzağa düştükten sonraki süreç anlatılmaktadır. Kısaca tilki bir gün bir bağa girer, orada tuzağa düşer ve bu tuzaktan kurtulmak için ölme numarası yapar. Bağcı geldiğinde tilkiyi ölü sanır. ve ona tekme atarak cesedini fırlatır. Düştüğü yerde tilki numarayı bırakır ve oradan kaçar. Birkaç gün sonra arkadaşlarını ikna ederek yine bağa giderler ve yine tuzağa düşerler. Bizim tilki kaçar ama arkadaşları tuzakta kalır. Bizim tilki arkadaşlarına ölü taklidi yapmasını söyler fakat bağı önceki günlerden numara yaptıklarını bildiği için tilkilere inanmaz. Masalın kısacası budur. Bu masalı uyumadan önce bir çocuğa okuduğumuzda, masalı kendi bilinçaltında ister istemez değerlendirmeye alır. Çoğumuz küçükken anlatılan masalların yüksek çoğunluğunu hatırlamayız fakat belli bir noktada bilinçaltı gibi bir evrene sürüklendiği için her zaman aklımızın bir köşesinde varlığını sürdürür. Bilinçaltımızda bulunan bu masal belki hiç karşımıza çıkmayabilir. Belki de belli bir zaman ve yerde bu masalın bilinçteki varlığı bir ödünçlemeye neden olabilir. Tilkiyi temel aldığımızda ahlaki açıdan olumlu veya olumsuz göndermelerde bulunabilir bilinçaltımızda. Bu masalda iyiler veya kötüler temelli değil temelinde kurnazlık ve ödünçleme vardır. Burada birtakım imgeler verilmiştir. Tilki için ilk kez gittiği bağdaki olay onun için bir deneyimdir. Masalın bu ilk evresinde bir deneme yanılma yöntemiyle bir kurnazlık işlenmiştir. Bu kurnazlık işine yarar. Sonuçta tilki hayatta kalmıştır. Bu da ona bir sonraki evre “Ödünçleme” evresine geçişe imkân tanır. İşte masalımızı dinleyen çocuğumuzun olaya daha yakinen ilgi duyduğu kısım bu evrededir çünkü bu evrede yaşamdan bir kesit çocuğun bilinçaltına işlenir. Bilinçaltındaki bu olay olaylara ve hayata bakış açısını önemli bir miktarda etkileyecektir.  Biliçaltına yerleşen zor durum altında çözüm üretme fikri bir bakıma ileriki yaşlarda çocuğun davranışlarına büyük ölçüde etki edecektir. Bu etki olumlu ve ya olumsuz olabilir. Önemli olan etkinin davranış üzerine bıraktığı izdir.    

  Gelgelelim masalımızın ikinci ve önem arz eden evresine. Burada ön önemli nokta ödünçlemedir. İlk evrede bağcının kandırılması artık onun bilinçaltına yerleşmiştir. İkinci defa arkadaşlarıyla gelen tilkinin aynı kurnazlığına karşı artık kandırılamayacaktır. Buna masalın içindeki aynı olaya karşı verilen farklı bir tepki demek de mümkündür. Artık davranışsal bir bilinç oluşmuş ve ikinci bir kandırılma eylemine olanak sağlamamıştır masal. Bu durum başta söylemiş olduğumuz gibi ahlaki bir değer imgesini de beraberinde getirir. Bir başka açıdan ele aldığımızda izinsiz alma karşısında birgün mutlaka açığa çıkacak bir durumu anlamamızda mümkündür. Farklı görüşler her zaman değerlendirmeye değerdir. Tilki burada bir değerdir. Masal ise bize onu davranışsal değer yargılarımızı değerlendirmemiz ve masalın istediği yöne doğru eğrilmesine olanak sağlar. Yapılan her şey bir olaydır ve bir olguya varmamıza neden olur. Bir çocuğun veya bir kişinin tilki üzerinden bir olguya varması onun zihnen bir davranış bilgisine erişmesine fırsat verir. Çünkü bir masal zihinde canlanır, olaylar birbirine bağlanır ve varoluşsal bir edim gerçekleşebilir. Bir çocuğun hayal gücünü geliştiren etken de budur. Ona verilen bir bilgiyi değerlendirme yetisi ve bu yetiyi uygulayabile kabiliyeti.    

   Herkes bir şeyler okur, bir şeyler dinler ama onların imgesel değerlerini, ahlaki davranışlarını kavrayabilmek herkes tarafından gerçekleştirilemez. Ve bunları yapabilme noktasında yön gösterici etkenlerden biri de masallardır. Bir şeyi dinlerken odak noktası daima imgeler üzerine kuruludur. Bu imgeler zihinde değerlendirilirken en çarpıcı noktası esas alınır. Doğrular ve yanlışlar üzerine gelişen olaylar bir çocuğa emredici bir üslup yerine imgesel olarak aktarır. Doğru veya yanlışın emredilerek değil de kendi değerlendirmemiz sonucu bu kanıya varılması davranışı uygulama noktasında daha olumlu bir yol izler. Çünkü psikolojik olarak söylenenin tersini yapma gibi bir eğilime sahibiz. Durum böyleyken çocukluğumuzdan biriken masalların dünyayı anlamlandırmada önemli rolü bize bilincimizin derinliklerindeki gizli imgeleri ortaya çıkarmamızda önemlidir. Bunu yaparken zihnimize izin vermesi olayı farklı bir boyuta taşımaktadır. Birgün bir olay karşısında verdiğimiz bir söylem ya da eylem bu durumu edimler. Masallar hep bizimle ve bizimle olmaya devam edecek. Sadece onu yansıtabilmeliyiz.





Kaynakça

https://thescriptlab.com/

13-07-2020