Asteroit Madenciliği

A+ A-

Asteroitler,
güneş sisteminde bulunan serbest hareketli, karbon veya metal kökenli gök cisimleridir. Güneş sisteminde yoğunlukta bulundukları kuşak Mars ile Jüpiter gezegenleri arasındadır. Ancak bu cisimlerin kütlesel çekim kuvvetleri, onların gezegenler gibi küresel olması için yeterli değildirler. Rastgele kümeleşmiş katı görünümlü gök cisimleri olmaları sebebiyle halk arasında gök taşı olarak da bilinirler.

Meteorlar (göktaşları), atmosfere girmesiyle birlikte yanmaya veya buharlaşmaya başlarlar. Asteroitlerin meteorlardan tek farkı çok daha büyük olmalarıdır. Günümüzden milyonlarca yıl önce meydana gelen ve dinozorların yok oluşunun da sebebi olarak gösterilen olay, Dünya gezenine çarpan bir meteordur. Bölgede  yapılan araştırmalarda bulunan İridyum elementi olayı doğrulamıştır çünkü İridyum elementi, bir çok ağır metal ve metalik mineral gibi Dünya’da çok az bulunur.



Dünya oluşurken merkezde yoğunlaşan kütle çekim, ağır elementlerin merkeze çökmesine neden olmuştur. Bu sebeple insanoğlu, işleyebildiği kabuk tabakasında bu gibi elementlere ulaşamaz. Asteroitlerde Dünya’nın sahip olduğundan çok daha fazla hammadde bulunur ve ulaşılabildiği varsayıldığında işlenmesi daha kolay ve içeriği daha verimlidir.

Uygarlığın var olmasını sağlayan altın, platin, magnezyum, alüminyum, silikon, potasyum ve demir gibi madenlerin çıkarılmasının giderek zorlaşmasıyla ve erişimi kolay kaynaklar tükenmesiyle, madencilik riskli ve yatırım isteyen bir alan haline gelmiştir. Bu gibi sebeplerle bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi görünen ve gerçekleştirildiğinde yeni bir çağın başlangıcı olacak “Asteroit Madenciliği” fikri ortaya atılmıştır.



Hammaddelerin Dünya’ya getirilmesinin ileri teknoloji ve yüksek bütçe isteyen bir olay olmasının yanı sıra hammaddeleri uzayda işlemek de fazlasıyla zordur ancak imkansız değildir. Nasa’nın bir süre önce yaptığı açıklamalarda asteroit madenciliğinin başlayacağının sinyalleri verildi ve Nasa’nın yanı sıra Google, Space X, Planetary Resources ve daha birçok kuruluş da bu olaya dahil olmayı hedefliyor.

Asteroit madenciliğinde başarılı olunduğunda, hali hazırda ender bulunan elementlerin değerinde azalma ve buna paralel olarak kullanım alanlarında genişlemeyle karşılaşacağımızı öngörebiliriz. Bu olayın pozitif yönlerinden en önemlisi ise hızlı bir teknolojik gelişme ve kaynakların artmasıyla kolaylaşacak olan yeni kozmik ve teknolojik keşiflerdir. Asteroit madenciliği geçmişte olduğu gibi hayal olmaktan çıkmış ve gelişimini tamamlayabilecek bir medeniyet olma yolunda ilerleyebilmemiz için bizlere bir ışık olmuştur.

Kaynakça

https://en.wikipedia.org/wiki/Asteroid_mining

https://www.forbes.com/sites/cognitiveworld/2019/05/13/the-race-to-mine-space/#311530f1a700

20-08-2019
Melahat Ünal

Melahat Ünal

Bilim, Teknoloji, Evren

Evrenin özünün bilim olduğu hayatımızın her alında karşımıza çıkar. Yol göstericimiz, umut ışığımız olarak bilimi seçtiğimiz zaman asla yenilgiye ve yanılgıya uğramayız. Hepimiz yıldızlardan geldik... "Bizler, yalnızca yıldızlar hakkında düşünen yıldız tozlarıyız." Bedenimiz yok olsa da arkamızda bıraktıklarımızla ve enerjinin farklı bir formunda evrenin sonuna kadar var olmaya devam edeceğiz. Varlığınızla evrene değer katmanız dileğiyle... *camelopardalis Kutup Yıldızı’nın aşağısında, Büyük Ayı ile Cassiopeia (Kraliçe) takımyıldızları arasındaki sönmekte olan yıldızlardan oluşan bir takım yıldızıdır. Fark edilir derecede parlak yıldızlara sahip olmadığından uzun bir süre kimsenin ilgisini çekememiştir. Sönük bir takım yıldızı olması görülebilecek hiçbir şeye sahip olmadığı anlamına gelmez. Tıpkı çevremizdeki küçük detayların hayatımızı değiştirebilecek potansiyele sahip olması gibi...

melahatunal51@yandex.com