Artık Yol Yapamıyorum Sevgilim, Ellerim Yok

A+ A-

Rüyalarda olur ya hani; koşmak istersin koşamazsın, zorlanırsın, kendini ileri itemezsin. Sanki biri seni arkandan tutup çekiyormuş gibi. İşte o rüya benim duygularımın tercümanıdır.

Dön bak bir dünyaya, kaç milyar insan var? Herkesin ne dertleri vardır kim bilir, ne hayatlar sürüyordur yeryüzünde. Ne dağlar, ne denizler, ne icatlar vardır. Biz ise hayat bizden ibaret sanırız. Oysa otobüste yanımızda oturan kişinin de bir hayatı vardır ve o da öyle sanır; karşı komşumuz, sınıf arkadaşımız, ışıklarda yanımızda duran arabanın sürücüsü, bakkal amca, garson… Herkesin sınavı farklıdır aslında. Kimileri boş kâğıt verip erken çıkar, kimileri bütün bildiğini -alakalı veya alakasız- kâğıda aktarır, sadece not almak için. Kimileri de zaten biliyordur, yazar ve çıkar. Ben henüz çabalama aşamasındayım.

Avuç içlerim terliyor, kalbim hızlı atıyor, beynimin içinde bir karnaval havası… Bu karnaval benim canımı yakıyor. Ama biliyor musun? Az kaldı. Bütün karnavalı ateşe verip, büyük bir katliam yapmayı düşünüyorum. Delirmekten korkuyorum sevgilim. Kaç insan delirmekten korkar?

Kalemlerim benim yegâne dostumdur. Bu sebeptendir onlara sonsuz merakım. Her birini tanımak, keşfetmek isterim. Hayattaki en büyük destekçilerimdendir onlar, çoğaltmak isterim. Yolun sonuna geldiğinin farkına vardığın halde, bitmesin devam etsin diye, geri kalan boş araziye yol döşedin mi hiç? Ben o kalemlerimle yolu çizdim. Yürümek zaten zorken, hiç bilmediğin tarlalarda yol yapmak ne demektir? Emek demektir sevgilim, ben sana söyleyeyim. Azimdir, kaybetme korkusudur, inattır, sevgidir, intihardır.

Karnından yukarı doğru bir şeyler çıkmaya başlayıp nefesini bastırmaya çabalıyorsa, bil ki ağlamak üzeresin. Sen bu gölde yüzemesin sevgilim, buradan sağ çıkan olmadı. Ne zaman ki taşar gözlerinden, işte o daha kötü; akar gidersin kimsenin ruhu duymadan, sessizce, usulca, acıtarak.

Ben çarkı tekrar tekrar döndürdüm. Oysaki hep senin önünde durdu ok. Ama bu şans değildi, tercihti: senin tercihin. O oku sen çektin. Ben ise hiç bir defasında kabullenmek istemedim. Fark etmedim ki bu çark her döndüğünde benim bir parmağım kopuyor. Bak sevgilim, görmüyor musun? Ellerim yok.


Kaynakça

Fotoğraf: Müge Nur Öğütcü

15-04-2020
Müge Nur Öğütcü

Müge Nur Öğütcü

Deneme/Şiir/Hikaye

Ben bu kazağı örmeye ilkokul yıllarımda başladım, yaklaşık 15 yıl oldu. Yeni şeyler öğrendikçe elimdeki ilmeklerle oynamak çok daha keyifli hale geldi. Farklı materyalleri, yöntemleri, renkleri hiç yadırgamadım. İçimdeki müziğe kulağımı tıkamadım. Emek verdim, hissettim, düşündüm ve anlatıyorum... Kimi zaman ördüğümü söktüm, başa döndüm. Kimi zaman eksik ördüm, daha çok çabaladım. Şimdiyse en büyük dileğim; bu kazağı giyebilmek. İnsanlar ne zaman ki benim adımı anıyorlarsa, dileğim gerçekleşmiş demektir. Sevgilerimle…

tmugeogutcu@gmail.com