Anlamların Ardı...

A+ A-

Hani derler ya; 

“en uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.”

İster en yakının ister en uzağın olsun bazen ilk kelime dahi tamamlanmadan, onu gördüğün an anlaşırsın. Ne anlatmak istediğini bakışından dahi anlarsın çünkü. Onun ne hissettiğini, ne düşündüğünü mimiklerinden dahi anlarsın. Nasıl bir kolaylık nasıl bir huzur getirir insana.

Bazen de saatlerce konuşursunuz yine anlaşamazsınız. Her türlü yolu denediğinizi düşünseniz bile. Aslında takılıp kaldığımız  bir nokta vardır ve onun dışından bakabilmeyi beceremiyoruzdur o an.  Durup bi uzaklaşsak, bir de senin açından bakayım diyebilsek keşke o an.

Bazen 5 dakika önce tanıştığın en yakının gibi hissettir. Yormadan, yorulmadan gider sohbeti. 

Bazen de uzun yıllar tanıdığın en uzağın gibi hissettirir. Bunu nasıl anlamaz, nasıl fark etmez dedirtir. 

Belki de yapılan hata, dinlemeyi bilmiyor olmaktır. Ya da anlamadan anlaşılmayı bekliyor olmaktır kim bilir.

Önce ben bi derdimi anlatayım düşüncesi, Hep kendimizi haklı görme düşüncesi, 

O beni anlasın yeter düşüncesi,

Ben zaten doğruyum o benim yoluma gelmeli düşüncesi. 

Ve daha niceleri... 

Liste uzar gider. Bunlardan birine bile takıldığında seni hem sorundan hem çözümden uzaklaştırır. Ve sonuç kaybolursun. 


Kaynakça

Görsel kaynak: www.pexels.com

14-05-2021
ankara psikolog