Âlem ve Âdem

A+ A-

 Lapa lapa kar yağan beyaz bir kış geçirdik bu sene, ne şans. Yıllardır kara hasretti İstanbul ve çocuklar. Soğuğun matemini dağıtmaya yetiyor küçük beyaz tanecikler. Keskin uyuşturucu soğuğu götürüyor ve yerine yumuşacık ılıman bir iklim bırakıyor sanki. Birkaç kişi toplanıyor hemen kar gitmeden tadını çıkarmak lazım tabii. Sabaha kadar bu muhitte hiç temiz kar kalmayacak, kural bu. Yarın bu kar olmayabilir, yarın sen de olmayabilirsin, bende. Bu yüzden şimdi birlik olmalı.

 Ne kadar çetin olursa olsun bu kışında sonuna geldik. El değmemiş bir bahar bizi bekliyor. Havaya düşen ilk cemreyle tabiat dirilişi başlayacak, şahitliğe hazır mısınız? Sırasıyla havaya, toprağa ve suya. Hayatın var olması için gereken temel elementlere. Aynı zamanda sağlıklı bir insan ruhu içinde gereken temel elementler değil mi bunlar? Gökyüzünün maviliğinde, sarı bozkırın sonsuzluğunda, engin denizlerin dalgalarında ya da bir ateş çıtırtısının dibinde ruh ferahlar ve genişler. Topraktan gelip yine toprak olacak insan yağmurun ardından gelen toprak kokusuyla mest olur. Tabiat ve insan kavramı yeryüzünde hayat son bulana dek birbirine kenetlenmiş iki kavramdır. 

 “Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir..” demiş Cahit Zarifoğlu. Hayat hızlandıkça kalp yorulur. Yaş alındıkça kalp yavaşlar. Hızın azalmasıyla farkındalık artmaya başlar, kalp ritmini bulur. Uçan kuşa, duran taşa, akan ırmağa daha şiirsel bakar oluruz. İyileştirici ve arındırıcı olan bu küçük duraklar bizi tazeler. Hayatın yeni zorluklarına, darlıklarına ve yolun yeni tümseklerine hazırlar.  Ve muhteşem bir şekilde denge oluşur. Tabiat ve insan dengesi. 

 Huzur aslında zannettiğimizden daha yakın bize ama biz onu maddeye indirgemekte ısrarcıyız. Her ne kadar üstünü örterek kapatmaya çalışsak da tabiat kaldırımlar arasından filizlenerek yine bize ulaşmayı başarır. Gökdelenleri ne kadar yükseğe çıkarırsak çıkaralım kuşlar yine bize görünmeyi ve cıvıltılarını duyurmayı başarırlar. Sözün özü, ruha varlık yetmez. Mutluluk rehavetle gelmez. İnsan; tabiata, tabii olana, tabiatla etkileşim içinde olmaya muhtaçtır. Baharın gelişiyle yaşam sevincimizin artması bundandır. Hikmet gözüyle bakabilen mükâfat olarak ferahlığa erişir.

 


Kaynakça

https://unsplash.com/photos/00Fj0DKGBQA
https://unsplash.com/photos/bYZn_C-RswQ
https://unsplash.com/photos/6VPEOdpFNAs

01-03-2021
Şeyma Kılıç

Şeyma Kılıç

Halkla İlişkiler ve Tanıtım

Bir Sonbahar sabahı İstanbul’da doğdum. Kalabalık bir ailede Karadeniz ve İstanbul kültürü harmanının içinde büyüdüm. 2017’de lisansımı tamamladım.

Tüm yeryüzü ve gökyüzü arasında olup bitenlere, fotoğraflara, sosyolojiye, psikolojiye, felsefeye, sanata, insana, insanı insan yapan gayrete ve hayrete meraklıyım.

Hayat bir keşif, bense düşünceler, kavramlar ve anlamlar yüklü bu dünyayı keşfederken kendimi burada buldum..

symakilic@outlook.com

ankara psikolog