2020'den Acil Çıkış

A+ A-

İyisiyle kötüsüyle ömrümüzden bir yaz daha geçti. Kim bilir yaz için ne planlar yapılmıştı ne hayaller kurulmuştu ama hayat planlara göre işlemediğini bir kez daha gösterdi. İçinde bulunduğumuz durumlardan ötürü yazdan pek de keyif alamadık sanki. En azından ben alamadım. Şimdi ise bir çoğumuz ne ara ekim ayına girdik farkındalığı yaşıyoruz. Aynı zamanda şu soruyu da aklımızdan geçiriyoruz: Koca bir yıl nasıl oluyor hem bu kadar hızlı geçip hem bu kadar bitmek bilmez olabiliyor?

Evet meşhur 2020’den bahsediyorum. 2020 yılına girdiğimizden beri hepimiz karmakarışığız, gerçi bu yıldan önceden karmakarışık olanlarımız illa ki vardır. Fakat 2020, içimizde bitse de gitsek duygusu uyandıran yegane bir yıl oldu. Sadece Covid-19 virüsü bile hayatımızın kodlarını değiştirmeye yetti. Yaşanan diğer felaketlere girmiyorum bile. 2020, uzun yıllar aklımızda kalacak hatta bizden sonraki nesillere sıkça anlatılacak, belki gelecek filmlere çeşitli yönleri ile konu olacak bir yıl olarak geçti ve hala geçmekte.


Toplumsal olarak da oldukça yıprandığımızı sezinliyorum. Bir anda günlük yaşamımız farklılaştı, yenileşen sosyal düzene ayak uydurmaya çalıştık. Bazılarımız yeni kurallara uyarken, bazılarımız hiç önemsemedi. Öğrenciler, uzaktan eğitim sürecine adapte olmaya çalıştı, çoğu iş yerleri kapandı, çalışanlar işsiz kaldı, virüs yüzünden insanlar sevdiklerini kaybetti. Geldiğimiz noktaya baktığımızda ise insanların hastalığı algılayış biçimlerinin değiştiğini görüyoruz. Toplum olarak başta daha dikkatli ve en azından daha bilinçli hareket ederken şimdi o bilinçten söz etmek zor. Nerede virüsün başladığı o ilk günler market ürünlerini bile çamaşır suyuyla yıkayanlar.

Zaten toplum dediğimiz yapının her konudaki algısı böyle değil midir? Başta her şey büyütülür ve sonra yavaşça unutulur. Kısacası olumlanacak bir yıl geçirdiğimiz söylenemez ve artık 2020 rakamı bizim için mimlenmiş durumda. Peki yaşadıklarımızı bir rakama bağlamakta haklı mıyız. Ne biliyim mesela 2021’e girdiğimizde her şey düzelecek mi? Keşke öyle olsa da tüm olumsuzlukları, hatta kendi kişisel sorunlarımızı da 2020’de bırakıp kaçabilsek. Öyleyse birinci hedefimiz 2020’den paçayı kurtarmak.

 


Kaynakça

Görsel: www.pexels.com

09-10-2020
Ceren Arslan

Ceren Arslan

Sosyolog

Sanatın, insanın ruhuna iyi geldiğine ve toplumu dönüştürebilecek gücü içinde taşıdığına inananlardanım. Ve burada da düşündükçe, paylaştıkça güzelleşeceğiz.

cerenarslan1027@gmail.com