‘DİYET’ Deyip Geçme

A+ A-

Diyet bizim için ne kadar da kolay bir kelime değil mi sanki görüp hemen uyanabileceğimiz bir rüya gibi ama artık uyanmalıyız bu rüyadan gerçekleri yaşama vakti!! Bu rüya ne kadar uzun sürerse o kadar hızlı değişiyor çünkü hayatımız…

Misal herkesin kolayca girdiği belki üç hafta belki bir aylık diyetler öncelikle bizim bağırsak mikrobiyatımızı sonra ise duygularımızı etkileyeceğini kim tahmin eder ki ben cevap veriyim belki bu diyeti yapan üç beş kişi ama değişen bir şey olur mu hayır yine de bu serüven böyle devam eder. Değiştiremez miyiz tabi ki biz istersek dünya değişir…

Peki biz ne yapmalıyız öyle internette her gördüğümüz diyeti üç beş gün yapıp bırakmamalıyız mesela (aslında hiç yapılmamalı ama) daha sonra programlara her çıkanın söylemleriyle diyetimizi değiştirmemeliyiz ya da diyetisyenimizin yazdığı diyeti istediğimiz bedene ulaştığımızda bırakmamalıyız aslında çünkü farkında olmadan hayatımızı altüst etmekteyiz.

 Peki nasıl oluyor da yapıyoruz bunu nasıl bir sistem ki böyle bizim düzenimizi tamamen yok ediyor şöyle ki biz doğdumuzda tam olarak bir bağırsak mikrobiyatımız bulunmuyor ama anne sütü alma süremizle daha sonrasında ek besine geçme zamanımızla ve geçtiğimiz ek besinlerle bize özel mikrobiyata oluşmaya başlıyo ve bizim bağırsaklarımız tanıdığı besinleri rahat sindiriyor aslında yıllardır uzmanların diyet kişiye özeldir demesi bile buraya kadar dayanmakta e sonra noluyor biz mikrobiyatamızın belki de hiç alışık olmadığı ya da zorlandığı diyetler yaparak sindirimi güç bi hala getiriyoruz sindirilmeyen besinler mi dersin bağırsak aktivitesiyle atılan yararlı besinler mi dersin havada uçuşuyo sonuç duygu durumumuzdan sorumlu serotonin hormonu üretimi yavaşlamış böylece başlıyo işte bizdeki depresif haller.

 E sonra Hayatımızı yönlendiren duygular duygularımızı yönlendiren besinler denilince de inandırıcı gelmiyor tabi… Aslında şöyle düşündüğümüz içinde işler karmaşık hal almakta ve çalışmalar bu yüzden birazda havada kalmakta acaba duygu durumumuz bozulduğu için mi besin kompozisyonumuz değişiyo yoksa beslenme tarzımız değiştiği için mi duygu durumumuz değişiyo yani ‘tavuk mu yumurtadan çıktı yumurta mı tavuktan çıktı’ işine dönüyo ama her halükarda bi tavuk ve bir yumurta var orta da ve biz istersek tavuktan da yumurta çıkar yumurtadan da tavuk çıkar…

 O zaman diyet dendiğinde artık üç beş aylık bir maraton değil bir yaşam tarzı gelmeli aklımıza ve bence artık diyet deyip geçmemeliyiz…

21-12-2020
Şükriye Kocaarslan

Şükriye Kocaarslan

Diyetisyen

Merhaba ben Şükriye, bu kısımda size bugünki Şükriye’nin varoluşundan bahsetmek istiyorum. Kırıkkale’nin bir köyünde beşinci sınıfa kadar okuyup yani öyle bildiğimiz okuma değil tabi bu bir sınıf düşünün içine 1.,2.,3.,4. ve 5. Sınıflar var ve hepimiz bu sınıfta o senenin eğitimini almaya çalışıyoruz. Kimi zaman bizim üstümüzdeki sınıfların dersini merak edip dinliyoruz kimi zaman alt sınıfların dersini dinleyip geçmişi yad ediyoruz tabi bundan sonraki eğitim hayatım fazlasıyla yolunda gitti Kırıkkale’nin köyünde bu şekilde başlayıp Edirne'de Trakya Üniversitesi beslenme ve diyetetik bölümünü bitirmeme kadar geçen bi eğitim hayatı şimdilik… ve bu şartlar altında kazandığım diyetisyenlik unvanımı da en doğru şekilde değerlendirmek için Medya Çuvalı'nda ve sizlerleyim…

kriyekocaarslan@hotmail.com